dağlarından yağ ovalarından bal akar derler çok bereketli bi yerdir ege, bolluk bereket sarmış dörtbiyanını,suyu bol, yeşilliği bol, şehirde yaşayıp şehir hayatından, karmaşadan uzak harika bi memleketimiz var:)
memleketimiz diyorum ama,annem oralı babam karadenizli ben ve kardeşlerim doğma büyüme oralı olduğumuz için orda çok yaşamanın alışganlığıyla böyle diyorum tabiki köklerimiz karadenizden:))
karadenize en son oğlan kardeşim doğduğunda gittim (11 yıl oldu) orasının güzelliğinide anlata anlata bitiremiyo gidenler,
annemler şuan ordalar çok güzel bi tatil yapıyolar kısmet olsada mehmet'le oralarıda keşfedebilsek..
mehmet'in ailesi akhisar'da olduğu için o tarafa çok sık gidiyoruz benim sevdiğimde biyer ,ben istanbuldan akhisar'a gelin olarak gittim 5 ay orda yaşadım hatıralarımın en özel kısmı oralardan kalma:)
iş dolayısıyla istanbula geri dönmek kısmetmiş, mehmet işini burda kurdu burda yaşamaya başladık.
istanbulun yeri bende her zaman çok ayrıdır hiç biyerle kıyaslamıyorum burayı...
ardından akhisar geliyo, orayada okadar hastayım:)
çok güzel yemekler meyvalar var, ben evlendiğimde 39 kiloydum 5 ay içinde 8 kilo almıştım, anlayın artık ne kadar iştahımın açıldığını:)
evlenmeden önce bir dilim ekmeği mide bulantıları eşliğinde çiğneye çiğneye yutamazdım yiyemediğim herşeyi yer haldeyim kendim bile inanamıyorum bu halime...
malum akhisarın meşhuuuur köftesi tek geçiyorum yememiş olanlar bu tad'dan mahrum kaldıkları için üzülmeliler ordan geçipte yememek kesinlikle olmaz...herkesin imkanı olsada ordan geçse bi tadına baksa hatta benim yerimede yeseler:)
peynir canavarı olarak izmir tulumunu iyi bi yerden temin edip yerseniz tadı vazgeçilmezlerinizden olur..
ben beklememiş olanını taze tulum tercih ediyorum deri tulum ağır gelebilir banada ağır geliyo zaten...
yolda giderken tarlalarda bu tütünleri, tütün kıran insanları görüceksiniz,denemişliğim var onları iğneye dizmek çok eğlenceli oluyo:)
önce bu yaprakları kökten başlayıp aşama aşama topluyolar sepetlerle eve götrüdükleri bu yaprakları iğneden geçirip ipe diziyolar...
maşşallahı var çok sağlıklıymış bu tütünler bazıları hastalıklı oluyo:)
(nasılda tecrübeliyim)
sigara olmadan önceki son duurm:)
iğneden ipliğe dizip kurumaya bırakılmış tütünler bunlar:)
çok meşakkatli bi iş, kaç işlemden geçiyo kurutmak için böyle uzun seralar yapıyolar..
pamuklarımız var..
pamukların toplama zamanı geldiğinde tarla beyazlara bürünüyo o görüntüde muhteşem..

zeytinyağımız...
zeytinyağı bizim evlerimizin vazgeçilmezleri biz aldıkmı 1-2 litre almıyoruz annemlerle beraber, 100 litre 200 litre alırız 1 yıldada tüketiriz...
zeytinyağı sağlık demek gerçekten bilinen bi gerçekki en faydalı yağ'gillerden:)
helede zeytin, limon ,zeytinyağıyla nane birleşirse, birde zeytin yağı, taze, yeşil zeytin gibi kokuyosa... oooofff off diyorum:))
biz yumurtayı kabuklu olarak suya koyarız kaynadığı anda altını kapatırız taze çiğ zeytinyağına yumurtayı kırıp ev ekmeğiyle bandıra bandıra yeriz:))
yazın pek yemem ama kışın çok fazla severim ben bu şekilde yemeyi..
birde zeytinyağı mutfak dolaplarına sıçradığında sıvı yağ gibi yapış yapış olmuyo kayınvalidemin ne aspiratörü batıyo, nede ocaklarında yağ görünüyo, sıvıyağ tenekesinin etrafına eğer yağ deydiyse o kısımlar bi acayip olur ama zeytin yağı ne kadar durursa dursun hiç katılaşıp yapış yapış olmaz...
sıvıyağ aynı midemizdede vucudumuza böyle zarar veriyo demekki diyorum..
kayınvalidemler sıvıyağ hiç kullanmazlar ben zeytinyağını onlar kadar herşeyde kullanamıyorum,
ne kadar alışgın olursam olayım bazı şeylerde seçebiliyorum..
üzümleri buzdolabından çıkatıp kütür kütür yerdik tazecik kopartırdık salkımları bazen sabah erkenden dallarındayken yerdik...
nasıl bir tat'nasıl bir tazelik anlatamam..
bal gibidir kesin bunlar:)
kara dut vardır çoğu evin bahçesinde, 3 çeşit dut biliyorum ben çeşitlerden biri biraz ekşimsi oluyo,
ağız yaralarına birebir geliyo toplaması oldukça zahmetli,ağaçtan indiğinde yaralanmış gibi kıpkırmızı leke oluyosun felaket renk veriyo ellerinin lekesi bile yıkamakla geçmiyo ağaçtan indiğinde üzerindeki elbiseleri bidaha giyemezsin:)
bu beyaz dutları çerez gibi yersin okadar çokki herkesin bahçesinde var:)
burda pazarda hafif ekşimeye dönmüş minnacık kaselerde satılan o dutlar bize nerdeee yeticek,birde birsürü para veriyosun o tadı yakalayabisende değse verdiğin paraya...
şeftalilerimiz var
ananemlerde kalırdık biz küçükken, ananem sabah namazında bize ağacın dalından kopartıp taze taze yedirmeye çalışırdı,aç karnına yiyin kızım şifa olur derdi:)
ozamanlar mızmızlanırdık yemek istemezdik,
ananem nereye gidersek bi kova şeftali kayısı götürürdü
bahçeden taze asma yaprağı toplardı insanlar nasıl sevinirlerdi şimdi banada biri getirse bende çok sevinirim ozamanlar çokta önemli gibi görünmüyodu:)
hatta tam gezmeye gidicez ananem bahçeye girer başlardı toplamaya taze taze götürelim diye:)
nasıl kızardım hep böyle yapıyosun bekletiyosun bizi diye...
zamanla nasıl değiştim farkındayım ama artık çok geç onlar geride kaldı...
kayısıların şekerpare denilen cinsini severim ben,
hırsız almazmış onların asıl adı:)
ağacın dalına bakıldığında yeşil yeşil olgunlaşmamış görüntüsü verir..
kopartıp içini bi açarsın şeker gibi, ekşilikten eser yok... tadı diğer kayısılara benzemez ben en çok bu cinsini severim..
ıhlamurları görünce çocuk cıvıltılarını, motor seslerini, yaz gününün o sakin akşamüstü yada sabah güneş doğum'unun havasını, kuş seslerini anımsıyorum,
içini bayana kadar ıhlamur kokusu sokaklarda çiçek kokuları...
zeytin toplama mevsimi soğuk havalara denk gelir ben pek sevmem o dönemleri...
karanlık, yağmurlu, rüzgarlı olur hava ,üşürsün yorulursun toplaması zordur...
yazın zeytinliğe gider piknik yapardık tarlanın toprağı pamuk gibi yumuşacık yeni sürülmüş olurdu top
oynardık dedemin motoru vardı onun arkasına oturmak için delirirdik:)..
sebzeleri, meyva ağaçlarını, yada zeytinleri sulardık dinamayla,
tulumbadan su çekerdik, sular bilek kalınlığındaki hortumlardan akardı fışkırarak,akşamüstü yolları sulardık mis gibi toprak kokardı:)
masanın üstünde bi vazonun içinde hep çiçek olurdu yerine hep tazeleri gelir her zaman değişik çiçekler görürdük,ozaman farkında bile değildim bunların nekadar büyük güzellikler olduğundan...
ekerdikte...
soğanların kökünü koparmadan en dibini çapalamaya gayret ederdik:)
yemek yerken soğan, maydona,z nane lazım olurdu, ben toplucaktım sen toplucaktın diye yarış yapardık kızlarla:)
zeytinlerimizin hepsi birbirinden güzel ben güzel zeytin olsun kahvaltıda 1 tabak yiyebilirim..
kırma, çizme, turşu, yeşil zeytin,
turşu zeytini pek sevmem ama kırma zeytin buldummu çerez gibi yerim okadar bayılırım,
şimdi bile nasıl canım çekti anlatamam...
zeytinyağına limon zeytin ve nane koyup yemek ömre bedel,
kahvaltılarımızın vazgeçilmezidir bizde mutlaka bulunur ,
taze salçanın üzerine zeytin yağı limon gezdirip ekmek batırıp yeriz:)
akşam yemeğinde yeşil zeytin yenirmi yenir,
yani biz yeriz:)
burası akhisar'ın yeni şenlik alanı çokda güzel olmuş bu gidişimizde orda piknik yaptık güzel resimlerimiz var çekilmiş,
festival burda olmuş bu sene,ben kaçırdım geçen yıl sümeyyele beraber festivali kapattık bu sene sümeyye başka yerleri keşfederken geciktik:)
akhisarın tarihide bayaca derin,turistlerin uğrak yeri
tepe mezarı denilen yer,
yer altından çıkan bu tarihi yapılar oldukça ilginç,
şehrin ortasında eski çağlardan kalma yapılar var koruma altına alınmış,
epeyce merak uyandırıcı...
akhisardan esintiler bitmek bilmez aklıma daha neler geliyo ama şimdi karnım acıktı yemek yapmam lazım daha eve gidicem mağazadan çıkamadım,
yoğun bi gündü blog yazmaya zaman ayırabildiğime şaşıyorum:)





.jpg)
















4 yorum:
sen orada yaşamalısın bence okka seviyorsun
bu saydıklarının hepsini ben de seviyorum senin yediğin zamanlarda her zaman ben de nyerim bu da beni oralı yaparmıki?
orda yaşıyo gibiyim zaten:)
hayatımın çoğunluğunu oralar kaplıyo yarım burda, yarım orda:)
nedemek,sen oralı olmak iste yeterki;)
4 sene önce ankaraya gelmeden akhisarda yaşadık babamın işi dolayısıyla yaklaşık iki yıl..
kardeşim akhisar dedin mi deliriyor..:) tüm çocukluk arkadasları orada..
Tahirün Cad. sindeydi evimiz, Bim in hemen karşısı, emniyetin yanı.. Akhisar Lisesinde okudum iki yıl..:)Annem en çok herşeyin elinin altında olmasına bayılırdı..:) Babam kavuna, üzüme.. Erkek kardeşimse çeşitçeşit zeytine..:) Hayatım en güzel dönemlerindendi o günler benim de.. Gittiiiimmmm,geldim sayenizde..;)
Sevgiler,ççookkk kocaman..
nasıl sevindim anlatamam ben oralardan birilerini görünce nedense bi acayip oluyorum çevremde hiç akhisar'dan yada ege'den kimseler yok:)
eğer denk gelirse sanki çok yakın biriyle karşılaşmışım gibi seviniyorum şimdi sen öyle yazınca ben öyle hissettim:)
biz son gittiğimizde bir gecede 3 düğüne gittik herşey elinin altında yolda zaman harcamak diye bişey yok:)
bişeymi unuttun 2 dk. gider halledersin:)
benim çocukluğumda orda geçti beni anlıyosun ya bende sizi okadar anlıyorum:))
evet memleketimiz yaşanılası bi yer ve gerçekten ben yaşlandığımda oraya yerleşmek istiyorum..
insan orda stresten, karmaşadan, trafikten uzak bi hayat geçirdiği için bile yaşlanmaz:)
tahirün cad.zaten uğrak yerimiz:)
her işimiz o cadde üzerinde dimi:)
bende kocaman öpüyorum teşekkür ederim güzel yorumun için çok mutlu oldum:)
bendende sevgiler kucak dolusu..
Yorum Gönder